dinsdag 23 september 2008

Kutuların gücü adına:

“Var mısın yok musun?”. Var mı böyle bir yarışma programı ya? Saat 7'de başlayıp ben yattığımda hala devam eden bir yarışma. Olimpiyatlardan uzun süren bir yarışma. Ama demek ki milletimiz seviyor, çünkü hala bakılıyor. Ben 5 dakika bakabiliyorum en fazla. Ya gerginlik yarattıkları için geriliyorum, ya komik laflar edildiği için yarılıyorum. Gerginlik örneği olarak “Isterseniz 10’dan aşağıya doğru sayalım, sonra kutunuza girelim? Yok yok 20 olsun. Ne kadar uzun beklersek o kadar küçülür. 20'den aşağı ineceğimize emin misin? Var mısın yok musun? Bak sayıyorum ha?!”, arkada da böyle gergin müzik, offff be anlatırken bile bunaldım. Komiklik olayıda tabi ki bu kutu muhabbeti ve büyük, küçük olayı. Ister istemez insan oraya çekiyor.

“Benim ki büyük herhalde Acun bey”
“Kutumda ki hissettiğim küçük bence”
“Kutumu açarken cok zorlanıyorum. Büyük olsa gerek”
“Kutunuza dokunalım, sinerji olsun”
“Kutunuzu açmak ister misiniz?”
“18 korktuğum bir numara”
“3'leri severim”
“Ben açarsam büyük açarım Aysun hanım”

Bir yandan süper komedi, ama diğer yandan gerçekten içler açıcı. Ben yarışmayı geyiklik olsun diye arada bir, bir kaç dakika izlerim. Ama bu yarışma reyting ustası olmuş, bütün Türkiye ekrana sarılıyor (ciddi anlamda, sinerji olsun diye). Programın formatı saçma halbuki, neyini izlerler anlayamiyorum. Piskopatları yarışmacı olarak yerleştiriyorlar. Kutu-bekçilerinin hepsinde X-ray vision olsa gerek, oyle ki “kutunuzda ne hissediyorsunuz” diye sorulduğunda onlar ciddi anlamda filozof gibi cevap verebiliyor ve kutunun ne içerdiğini biliyor. Yarışma 5 saat sürüyor, açılan 20 kusur kutu, 50 kez reklam araları felan. Ama millet izliyor. Yarışmanın tek olumlu olayi, biz erkekler açısından, kutu-bekçisi olan hatunların baya hoş olmaları. Onun dışında hiç birşey yok. Korkuyorum bir gün bu yarışma yüzünden namus cinayetleri çoğalacak. Şöyle bir senaryoyu düşünün.

Bir çift yatakta uyuyor ve “Var mısın yok musun” fanatiği olan kadın rüya görüyor. Sesli bir şekilde mırıldanıyor uykusunda: “Acun kutumu aç, aç, aç, aç, ben 20'yi severim”. Oradaki koca ne yapsın şimdi eğer bu yarışmadan haberdar değilse? “N’oluoo hülaaaan” diye haykırarak bıçağa sarılır “Sen misin lan 20'yi seven” diyip 20 kez bıçaklar. Skandal!

Başka senaryo:

Rüya gören adamın, uykusunda “Aysun hanım sizin kutunuz beni heyecanlandırıyor” sayıklaması. Kıskanç ve yarişmadan bihaber eş bunu duyup ne yapabilir? Kadınların piskopatlığını ele alırsak, mutlaka saf ağabeyin aletini keser ve bir kutuya koyar. Sabah uyanan adama sürpriz yapar ve “bey, dün kutu mutu istiyordun rüyanda, buyur. Büyük mü küçük mü bak içine” der. Abi ise ”Laa bu benim çüküm”. Ve gene bir cinayet.


Ülkeye Ergenekon değil, başörtü tartışması değil, bu tür şeyler zarar veriyor. Milleti bunalıma sokar bu yarışma ya. Sadece yarışmadan nefret edenleri değil, yarışmayı çok sevenleri de sokar. Fakir fukara yarışmacılar oyun esnasında birden para manyağı oluyor, eline garanti para geçtiği halde "var mısın" sorusuna "varım" diyor. Nereye varsın mal kardeşim?

Bu yarışmayı sona erdirmek için has bir piskopat yollamamız lazım oraya. Keşke bir gün elemelerden sıyrılan bir piskopat gelse. Has piskopatlardan, yapmacık değil. Muhabbet süper olurdu ya.

- "Kutunuzu elleyelim mi?"

* “şşşş aliooo ne elliyorsun lan? Bağa bag, ben namuslu bir adamım!”

- "Büyük mü sizce küçük mü?"

* "Sana ne lan. Sana ne? Sen mi
kullanacaksın çakal?”

Ve sonra kavga gürültü, ve RTUK’ün bu yarışmaya son vermesi.

Ahg keşkem be.

Kutuların gücü adına, ben Ersin Bakır.

1 opmerking:

Anoniem zei

tikladim kutu çikti karsima yaziyom yaziyom dolmuyo kutu
dolduramadim bi türlü kutuyu. :)