donderdag 17 december 2009

Koyunların vahşeti

(Bobiler'den fume'ye saygılar)

Benim uykusuzluğum anca bu şekil anlatılırdı. Uyumayı geçtim artık, uyumaya çalışırken saçma düşüncelere girmem beni deli ediyor. Yukarıda gördüğünüzü yemin ki farklı şekilde görmüşlüğüm var. Böyle bir koyun, diğer koyuna iki elini birleştirip basamak yaratıyor, o koyun da diğerinin desteği ile korkuluğun üstünden atlıyor. Sonra karşıdan geriye ip sallıyor felan. Bu gördüğüm saçma koyun fantazilerinden biri. Bir de 10/15 koyunun kudurmuş koç gibi korkuluğa barbarca vurması, kırılana kadar. Hani holiganlar maç sırasında korkulukları yıkar ya, ona benzer bir senaryo. Tabi koyunlar şekilden şekile giriyor korkuluğu aşmak için, benim de başım şişiyor. Ne lan bu? Adam gibi atlayın, ben de sayayım, uyuyayım işte.

Bir ay dayandım uykusuzluğa. Uyku haplarıyla denedim. Bir foka yaramadı. Geceleri -hapları kullanmadan önceki halimden- daha fazla uyanıyorum. Tek fark, sabahları az çok uyumuş gibiyim. Halbuki saat olarak toplam daha az uyuyorum. Ama en azından iş yerinde keyfim ve enerjim az çok yerinde, nispeten. Neyse, bir ay dayandım buna. Şimdi 2,5 hafta izinliyim. Uykuya ne gerek, ne ihtiyaç var. Sabahlara kadar zorlanmadan (yani yatağa girme zorunluluğu) kalacağım şimdi. Yaşasın hedonist dönem.

.

2 opmerkingen:

Black Pearl zei

Ben uyumaya calis diyorum kendime, bir saat gectiken sonra hala uyumadiysam kendime kiziyorum. Sinir olmus bi halde de uykum tabiki hic gelmiyo. Artik hic kahve icmiyorum belki uykusuzluguma fayda ediyordur diye. Uyku haplari kullandigim zaman da uyuyamiyordum aksine gün icinde cok uykumu getiriyordu. Zor bir dönem Ersinbe. Umarim hemen gecer bu uykusuzluk.

Ngioot zei

"Umarim hemen gecer bu uykusuzluk." On yildir gececek.